Dün (Pazartesi) öğleden sonra üç erk başkanları, ülke üst düzey yetkilileri, icra müdürlerinden bir grubu kabul eden İslam İnkılabı Rehberi, yaptığı konuşmasının bir bölümünü Amerika’nın gerçek kimliğini açıklamaya ayırdı.
İran cumhurbaşkanlık seçimleri sonrası Amerikalıların, İran aleyhindeki yaptırımları artırmak ve daha fazla düşmanlık davulunu seslendirmedeki iğrenç tutumunu hatırlatan İslam İnkılabı Rehberi, bu düşmanlıklar karşısında, “İslam Cumhuriyetinin büyümesi ve ülkenin kalkınması” gibi ortak bir hedefe ulaşmak amacıyla işbirliği, çalışmak ve gayret hususunda yeni bir atmosferin oluşturulması ve her kesin bu atmosfere ortak olması gerektiğini bildirdi.
Müstekbir güçlerin kendi taleplerini dayatmak için muhtelif yollardan yararlandıklarını belirten İslam İnkılabı Rehberi, bu metotlardan birinin, “Uluslar arası Krizler” bahanesiyle müstekbirlerin çıkarlarının korunması ve bu yolla bağımsız ve zulüm karşıtı ülkelerin kriz çıkarmakla suçlandıklarını belirterek, “Son günlerde Amerikalılar, İranla ilgili olarak uluslar arası krizler mevzuunu öne çekerek, “bölgenin istikrarsızlaştırılması” meselesini gündeme getirmekteler. Bunların cevabında demek gerekir ki birincisi bu bölge sizi niye ilgilendirsin ki, ikincisi bölgenin istikrarsızlaştırılmasının asıl faktörü siz ve uşaklarınızdır” dedi.
ABD başkanının son dönemde İran’ı terörizme destek vermekle suçlaması veya İran’a yönelik insan hakları suçlamalarında bulunmasının kendi müstekbirlik çıkarlarının korunması yönünde kriz çıkarma amacını taşıdığını belirten İslam İnkılabı rehberi, “Amerikalıların, ortaçağdan kalma kabilevi yöneticiler Suudilerle birlikte, insan haklarından en ufak bir belirtinin olmadığı bir yerde insan haklarından dem vurmaları ve halk demokrasisi tecellisi olan İran İslam Cumhuriyetini zan altında bırakmaları gerçekten de komiktir ve tarihi bir kara leke olan onların alınlarında kalacaktır” dedi.
İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamanei’nin açıklamalarında Amerika’nın uluslararası kriz çıkarmadaki amaçlarını masaya yatırarak, bu amaçların tama olarak belirlenmesi durumunda dünyada var olan sorun ve krizlerin büyük bir bölümünün ana kaynak ve sebebinin aydınlanacağını bildirdi.
Amerikalı ünlü düşünür, dil bilimci ve tarihçi Noam Chomsky, bundan bir süre önce bir röportajında, İran’ın en büyük tehdit olduğu yolundaki Amerikalı siyasetçilerin açıklamalarına temasla şunları belirtmişti: “Amerika İran’ın barış için en büyük tehdit olduğunu iddia ediyor. Ancak bizzat Amerikalılar tarafından ve Gallop enstitüsü tarafından yapılan anketler uyarınca dünya hakları dünya barışı için en büyük tehdit ve tehlikenin Amerika olduğuna inandıklarını ortaya çıkarmıştır…”
Elbette bu konu sadece Noam Chomsky tarafından dile getirilmemektedir. Zira ondan önce de Cumhuriyetçi Parti Senatörü Rand Paul, Senato’ya verdiği ifadesinde, “İran’a karşı o kadar kaygılandık ki Vahhabi Suudi radikallerin bu alandaki rolünü unuttuk. Zira bugün dünyada terörizme ve aşırıcılığa desteğin büyük bir bölümünü İran değil de bizzat Arabistan yapmaktadır..” ifadesini kullanmıştı.
Kentucky Senatörü Rand Paul oldu. Paul, Başkan Trump’ın İran’ın ezeli rakibi Suudi Arabistan’la silah anlaşması yapmasının ardından, İran’ın balistik füze geliştirdiği için cezalandırılmasının bir anlam ifade etmediğini savundu.
Paul, “Eğer İran’ın balistik füze geliştirmesini azaltmasını ya da durdurmasını istiyorsak, nedenini Ortadoğu’daki silahlanma yarışında aramak lazım” diye konuştu.
Hiç kuşkusuz İslam İnkılabı Rehberinin, ülke yetkililerine yönelik açıklama ve tavsiyelerinde çok önemli boyutlar mevcuttur ve bu hususların tam olarak kavranılması elbette ki Amerikanın gerçek kimliğinin daha iyi aydınlanmasına sebep olacaktır.
İslam İnkılabı rehberinin konuşmasının bir başka bölümünde ise Amerikanın tehditleri ve kriz oluşturucu tutumları karşısında İslam Cumhuriyeti nizamının uluslararası boyutta izlemesi gerektiği siyaset ve tutumlarla ilgilidir. İmam Hamanei, “Düşman büyük bir çirkeflikle sizin karşınızda dururken ve sizlerin her türlü geri adım atmanızı sizin zaaf ve mecburiyetinize yorumlarken ve daha da cüretleşirken çok dikkatli olmak gerekir” ifadesine yer vererek, askeri ve güvenlik kudretinin güçlendirilmesinin ülkenin sahih olarak idaresindeki olmazsa olmazlarından olduğunu bildirdi.
İmam Hamanei konuşmasının son bölümünde ise Amerika var olduğu sürece meselelerin önemli bir bölümünün çözüme kavuşamayacağını hatırlattı.
Çok önemli bir bölgede ve İran gibi çok zengin bir ülkede İslam Nizamının kurulması ve bağımsız ilkelerine dayalı siyaset izlemesinin Amerikalıların İran İslam Cumhuriyetine karşı düşmanlığının ana temeli olduğunu bildiren İslam İnkılabı Rehberi, onların ülkenin bağımsızlık ilkesine karşı olduklarını, hatta ülkede dindar ve inkılapçı bir iktidarın olmaması ama bağımsız olması durumunda bile onların bu muhalefetlerinin aynen devam edeceğini bildirdi.
İmam Hamanei İslami İran’ın sahip olduğu büyük imkan ve potansiyellere temasla, büyük güçlerin böyle bir lokmayı kaybetmek istemediklerini ama İslam İnkılabının ona mani olduğunu ve bu lokmanın onların boğazından aşağı inmesine izin vermediğini söyledi.
İnsan hakları, terörizm ve İran tarafından bölgede istikrarsızlığın yaratılması gibi meselelerin bugün Amerikalıların İran’a karşı bahanesi olduğunu belirten İslam İnkılabı Rehberi, Amerikanın kendisinin bir terörist olduğunu ve terörist yetiştirdiğini ve terörizmin beyini sayılan ve ilk günden beri terör ve zulümle kendi varlığını ilan eden Siyonist İsrail rejimi gibi bir rejimin hamisi olduğunu, bunun için de Amerika ile anlaşılamayacağını bildirdi.
